| sewginin üç hali, | Çarş. Ağus. 20, 2008 1:18 pm tarafından SeYMiCaN | Sewginin Üç Hali
‘’Dünyada sewilmek istemeyen kişi war mıdır?’’ diye başlıyor, Masumi Toyotome. ‘’ama sewgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz?’’ diye dewam ediyor we anlatmaya başlıyor:
Üç türlü sewgi wardır. Birincisinin adı ‘’Eğer’’ türü sewgi. Belli eklentileri karşılarsak bize werilecek olan sewgidir bu. Bu sewgi genelde şu şekilde ifade edilir:
‘’Eğer iyi olursan anne-baban seni sewer; eğer başarılı we önemli biri olursan, seni sewerim; eğer eşim olarak bekltilerimi karşılarsan seni sewerim.’’
En çok rastlanan sewgi türü budur. Bir şarta bağlı sewgidir; karşılık bekler. Sewenin, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak werilen sewgi türüdür.
Nedeni we şekli bakımından bencildir. Amacı sewgiyi silah olarak kullanıp bir şeyi kazanmaktır. Sewgi amaç değil araçtır.
Ewliliklerin büyük kısmı ‘’Eğer’’ türü sewgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gencler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor we beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde ise düş kırıklıkları başlıyor. Sewgi giderek nefrete dönüşüyor.
En saf olması gereken anne-baba sewgisinde bile ‘’eğer’’ türüne rastlanıyor. Anneler, çocuklarına sewgilerini ancak bir şey karşılığında gösterebiliyorlar.
Ancak, insanlar ‘’eğer’’ türü sewginin saf olmadığını hissediyor we ondan üstün bir sewgi arıyorlar.
Sewginin ikinci türü ‘’Çünkü’’ ile özetlenebiliyor. Bu tür sewgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey başardığı için sewilir. Başka birinin onu sewmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlı hale geliyor. Mesela, ‘’Seni sewiyorum çünkü güzelsin/yakışıklısın; seni sewiyorum çünkü popiler, ünlü we zenginsin; seni sewiyorum çünkü bana güwen weriyorsun.
‘’Çünkü’’türü sewgi ‘’eğer’’ türü sewgiye tercih edilebilir. ‘’Eğer’’ tğrğ sewgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük we ağır bir yük haline gelebiliyor. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sewilmemiz, hoş bir şey, benliğimizi okşar. Bu tür, olduğumuz gibi sewilmektir. İnsanlar oldukları gibi sewilmeyi tercih ederler. Bu tür sewgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır.
Ama biraz düşününce, “eğer” sewgisinin de “çünkü” sewgisine oldukça benzediği ortaya çıkıyor.
Güzellik her zaman insanın üzerinde duramayabiliyor; bugün ünlü olan yarın unutulabiliyor weya zenginlik yerini fakirliğe bırakabiliyor. Dolayısıyla “çünkü” türü sewgi de insanın ruhuna ağır yükler yüklüyor. Her zaman sewilmek isteyen insan, sewgiyi we sewilmesini sağlayan we özellikleri kaybetmekten korkuyor. Veya sewilecek niteliklere bizden biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sewenlerimizin, artık ötekini sewmeye başlayacağından korkuyoruz. Böylece yaşama, sonsuz sewgi kazanma gayretkeşliği we rekabet giriyor. Ailenin en küçük kızı yeni doğan kardeşine düşman oluyor. Sınıfın en güzel kızı, yeni gelen daha güzel kıza içerliyor.
“Eğer” sewgisi kadar “çünkü” sewgisi de güwen duygusundan yoksun bırakır insanı. İkisi de gerçek we sağlam bir sewgi taşıyamaz insanın ruhunda.
Hep “Acaba onun düşündüğü kişi miyim?” diye sorarız kendi kendimize. We onun beğenisini kazanmak için olduğumuzdan farklı dawranmaya başlayabiliriz. Terk edilmemek için rol yapmaya başlarız. Kuşku we kuşku içerisinde yaşamaya mahkum ederiz kendimizi.
Peki o zaman, gerçek sewgi, güwenilecek sewgi ne?
Bu sawgi ancak “Rağmen” diye adlandırılabilecek şefkatli sewgidir. Gerçek we en güzel sewgi yani.
“Rağmen” türü sewgi, bir koşula bağlı olmadığı için we karşılığında bir şey beklenmediği için, “Eğer” türü sewgiden farklıdır. Sewilen kişinin çekici bir niteliğe dayanıp, böyle bir şeyin warlığını temel olarak almadığından, ‘Çünkü’ türü sewgi de değildir.
Bu içinci tür sewgide, insan “bir şey olduğu için” değil, “bir şey olmasına rağmen” sewilir.
Esmeralda, Quassimodo’yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına “rağmen” sewer. Yakışıklı we zengin delikanlı da Esmeralda’ya çingene olmasına “rağmen” aşık olur.
Kişi, dünyanın en çirkin, en zawallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara “rağmen” sewilebilir. İnsanın, çekici, başarılı ya da zengin bir konum edinerek bu sewgiyi kazanması geremez. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine “rağmen”, olduğu gibi, o haliyle sewilebilir.
Yüreklerin en çok susadığı sewgi budur. Farkında olsak da, olmasak da, bu şefkatli sewgi bizim için yiyecek, içecek,giysi, ew weya diğer şeylerden daha önemlidir.
Saygılarımla…
| | Yorum: 3 | |
< class="" height="25">
En son konular
>
|
|
| En iyi yollayıcılar | | HaSGüL | | | melankolik_17 | | | SeYMiCaN | | | bee | | | DiSS_aRTİST | | | depresiff | | | nurix | | | pınar | | | GöLGe_M | | | kardelen | |
|
| | Kimler hatta? | Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir Yok Sitede bugüne kadar en çok 5 kişi Cuma Ağus. 15, 2008 7:08 am tarihinde online oldu. | | Istatistikler | Toplam 22 kayıtlı kullanıcımız var Son kaydolan kullanıcımız: GöLGe_M
Kullanıcılarımız toplam 795 mesaj attılar bunda 143 konu
| | Kasım 2009 | | Ptsi | Salı | Çarş. | Perş. | Cuma | C.tesi | Paz |
|---|
| | | | | | | 1 | | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | | 30 | | | | | | | Takvim |
|
|